16 Ocak 2014 Perşembe

Tanking, NBA draftı ve olasılıklar üzerine..

Amerikan medyasında NBA hakkında yazıları okumaya gayret eden varsa şayet, yıllardır kullanılan, ancak 2013-2014 sezonu itibariyle iyice ayyuka çıkmış "Tanking" kelimesini farketmişlerdir elbette..

Peki ne demek oluyor bu "Tanking"? Basit bir örnekle açıklayalım; üniversitede bir sınava girdiniz ve başarısız olacağınızı düşünüyorsunuz, hatta bundan eminsiniz. Etrafınıza durumu anlatırken "sınavı tankladım" diyerek ecnebi ülkelerde gayet derdinizi anlatabilirsiniz. Anlarlar yani bunu bu şekilde anlatınca, merak etmeyin.

Bunun NBA ile alakasına gelince.. Artık Türk NBA takipçilerinin de draft konusunda bilgili olduğunu düşünüyorum şahsen ben, ama yine de bir özet geçelim burada. "Draft" kelimesinin tam karşılığı aslında askerliğe seçilmek. Sözkonusu NBA olunca kelimedeki askerî anlam yok olmaya yüz tutmuş ve yerini sadece seçilme fiiline bırakmış. Günümüzde uygulanan NBA Draft sistemi ise şu şekilde işliyor: Bir takım ligi ne kadar az galibiyet sayısıyla bitirirse, bir sonraki sene daha yüksek bir sıradan draft hakkı elde etme olasılığı da o kadar yüksek. Olasılık kelimesinin altını özellikle çizdim, çünkü ligi 0 galibiyetle bitiren bir takım için bile 1. sıradan seçme hakma garantisi vermiyor bu sistem. Ama bu takımın 1. sıradan seçme olasılığı %25'e tırmanıveriyor bir anda, ki draft lottery'sine (kura şeklinde türkçeleştirilebilir) giren 14 takım olduğu düşünülürse %25 hatırı sayılır bir olasılığı temsil ediyor. Takımların draftı kazanma olasılıkları ve draft hakkında daha geniş bilgi için http://en.wikipedia.org/wiki/NBA_draft_lottery#1990.E2.80.93present:_Weighted_lottery_system adresine bakılabilir.

Şimdi, Tanking ve Draft konesptlerinin üzerinden geçtiğimize göre, bunun bu sezon özelindeki yansımalarına ve uyandırdığı ciddi yankılara daha yakından bakabiliriz.

2014 NBA Draftı, iki yıldan bu yana gözümüze sokuluyor öyle ya da böyle. Çılgınlık önce Andrew Wiggins(http://www.youtube.com/watch?v=GLsK-ZoL9sY) ile başladı. Daha 15 yaşındayken piyasaya düşen videoları, insanlara "yeni LeBron James" yorumları yaptırmaya yetti. Yıllar geçtikçe Wiggins'in 2014 yılında drafta katılabileceği anlaşılınca, daha o zamandan bu sezon draft kurasını kazanan takımın "çok şanslı olacağı" hafızalara kazınıverdi. Yalnız olay Wiggins ile sınırlı kalmadı.. Jabari Parker(http://www.youtube.com/watch?v=Rb-ghooJsBk), Julius Randle(http://www.youtube.com/watch?v=SdsY62qaCoA), ve son olarak Joel Embiid(http://www.youtube.com/watch?v=z1lgI-8np7w) de parladılar zamanla.. Daha Marcus Smart falan da var aslında da, şu an Amerikan medyası bu dört ismi Big Four olarak andığı için onu dahil etmedim listeye.

Bu isimleri ve ekteki videoları izledikten sonra varılacak ortak görüş belli: Bu senenin draftı oldukça kaliteli olacak, bunu görmek için kahin olmaya gerek yok. Bunu farkeden bazı NBA yöneticileri ise "tanking" terimini alevlendirmek istercesine kadrolarını bilerek ve isteyerek kötüleştirmeye başladılar. Bunu şu an açık açık yapan Boston Celtics var mesela. Takım maç kazandıkça Danny Ainge elindeki oyuncularını draft hakları karşılığında takas edip duruyor. Hoş şimdilik takımı bu hamlelerine rağmen maç kazanıyor, ama olsun. Utah Jazz'in de bu sezon gözünü drafta diktiği herkesin malumu, ki Jefferson-Millsap ikilisini karşılığında hiçbir şey almadan takımdan yollamış olmaları da bunun kanıtını teşkil ediyordu zaten sezon başında. Milwaukee başarılı olmak isterken bu yola girdi, ki aslında o takımın akıbeti için de iyi ki girdiler aslında ama bu yazının konusu değil.

Örnekler çoğaltılabilir, bunu yapmaya çalışan bütün takımları sıralamaya çalışırsak yazı oldukça uzar çünkü. Bu örneklerin bize gösterdikleri ise çok açık: Bu sene bir yandan playoff yarışını izlerken, bir yandan da "az maç kazanan" takımları takip etmeli NBA-severler. Desteklediğiniz takımın aldığı bir "mağlubiyet", gelecek senelerde oldukça iyi bir takıma sahip olmanızın temelini oluşturabilir, belli mi olur?